Kızıl Geyik (Cervus elaphus)
Anadolu Kızıl Geyiği, 4 odalı mideye sahip ruminant (gevişen getiren) memelidir. Bu tür sindirim, ağırlıklı bitki diyetinde görülür. Dört odalı mideden tekrar ağıza gelen besinler, çiğnenerek tekrar yutulur, buna Ruminasyon denir.
Kışın koyu kahverengi, yazın açık kahverengi ve güz zamanı gri renkte değişken bir posta sahiptirler. Baş, boyun, ön ve arka bacak kısımları vücudun diğer bölgelerine göre daha koyu renktedir.
Erkek geyikler genelde 70-110 cm arasında değişen, büyük ve gösterişli boynuzlara sahiptirler. Bu boynuz üzerinde ortalama 4-12 çatallar bulunur. Dişi geyiklerde boynuz yoktur. Bazı erkek geyikler genetik bozukluğundan dolayı mızrak boynuza sahip olurlar ve bu geyikler çiftleşme döneminde diğer erkek geyiklerle dövüşürken ağır yaralamaya veya ölüme sebep verebilirler. Çiftleşme zamanında (15 Eylül – 10 Ekim) erkek geyikler böğürerek güç gösterisinde bulunurlar ve harem şeklinde sosyal gruplar oluşturabilirler.
Sabah çok erkenden ve akşam güneş batmadan otlamaya çıkarlar. Gün arasında genelde korumalı alanlara geçerek yatarlar ve zamanlarını geviş getirerek geçirirler. Kızıl geyikler genellikle açık alanları olan ormanları ve köy yerlerine yakın meraları,, meyve bahçelerini, arpa tarlasını, şeker pancarının ve yoncalıkların olduğu yerleri tercih ederler
Erkek geyiklerin ağırlıkları 150 ile 300 kg civarındadır. Kış sonu ve bahar öncesi boynuzlarını düşüren Kızıl Geyikler, bahar aylarında tekrar boynuz çıkarmaya başlarlar. Bu dönemde kadife gibi olan boynuzlarını, ağaçlara sürterek üzerindeki kadifemsi kısmı sıyırırlar. Her yıl boynuzları dökülen ve tekrar çıkan kızıl geyiklerin yaşı boynuzlarındaki çatallardan kısmen, ağırlıklı çene ve diş yapısından anlaşılır
Yurdumuzda;
Ankara, Afyonkarahisar, Bilecik, Bolu, Bursa, Çorum, Denizli, Eskişehir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kütahya illerinde bulunmaktadır.




